Diyet Programınızda Dikkat Etmeniz Gerekenler

Sık sık diyete başlayıp sonuç alamayan kişiler bir süre sonra “Yoyo sendromu” denilen bir sıkıntıyla karşı karşıya kalabilirler ve daha sonra kilo vermeleri çok daha zor bir hale gelebilir. Bu nedenle diyete başlarken, öncelikle bir takım alışkanlıklardan kurtularak, yaşam standardımızı yeniden gözden geçirmekte büyük fayda var. Örneğin alışverişe çıktığınızda, aldığınız ürünlerin içeriklerine mutlaka göz atmalısınız. Mümkün olduğunca taze sebze ve meyve tüketmeli, dondurulmuş gıdalardan ve hazır ürünlerden olabildiğinde kaçınmalısınız. Paketlerin albenisine kapılıp, üzerinde yazanlara aldanırsanız diyetinize zarar verebilirsiniz. Özellikle içeriğinde düşük tuz bulunduğunu iddia eden veya düşük kaloriye sahip olduğunu belirten yiyeceklerden de uzak durmakta fayda var.

Diyet yaparken, yiyeceklerinizin içeriğinde protein miktarına da özen göstermelisiniz. Kas oluşumu konusunda önemli bir rol üstlenen protein aynı zamanda yağ yakmanızı da kolaylaştıracak ve gün içinde ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi almanızı sağlayacaktır. Protein açısından zengin ve karbonhidrat açısından daha düşük kaloriler içeren diyet programları bu anlamda işinize yarayabilir.

Egzersiz yapmak size sıkıcı gelebilir. Uzun süre hareketsiz kalmış bir vücudu yeniden ayağa kaldırmakta zorlanabilirsiniz. Bu nedenle işe keyif aldığınız aktivitelerden başlamanız daha doğru olacaktır. Dans edebilir veya açık hava yürüyüşleri yaparak kendinizi hareket etmeye alıştırabilirsiniz. Bu şekilde vakit geçtikçe daha yoğun bir tempo kazanabilir ve bilinçli egzersiz programlarına da dahil olabilirsiniz. Egzersiz programınızdan dolayı kan şekeriniz düşeceği için, ilk başlarda daha çok açlık hissetmeye karşı kendinizi korumalısınız. Düzenli spor yaptığınızda kan şekeriniz de aynı şekilde kontrol altına gireceğinden, ilk başlarda açlığınızı olabildiğince taze sebze tüketerek ve mevsime uygun meyveler yiyerek olabildiğinde hafif şekilde geçiştirmeye dikkat edin.

Zayıflamak ve sağlıklı bir hayata kavuşmak öncelikle zihnen kendinizi hazırlayacağınız bir süreç olmalıdır. Zayıflama programlarına yönelik negatif düşünceleri ve önyargıları bir kenara bırakıp, kişisel beklentilerinize, arzularınıza odaklanmalı ve motivasyonunuzu her zaman en üst seviyede tutmayı hedeflemelisiniz. Yaşadığınız en ufak sıkıntıda veya stresli durumda çözümü tatlı, pasta veya çikolatalarda aramak yerine, çok daha sakinleştirici etkisi olan bir müzik dinleyebilir, sevdiğiniz bir meyveyi yoğurtla karıştırıp yiyebilir veya uzanıp sevdiğiniz şeyleri düşünebilirsiniz. Kötü düşünceleri aklınızdan kovarak kendinize her zaman iyi hissettiğiniz mesajı vermeniz halinde, canınız çok daha az tatlı isteyecektir.

Pratik olması açısından gün içinde yediğiniz ve içtiğiniz her şeyi bir deftere not edebilir ve bu sayede günlük ne kadar kalori aldığınızı hesaplayabilirsiniz. Dışarda yemekten hoşlanan biri iseniz arkadaşlarınızdan önce siparişinizi vererek kararlılığınızı sürdürebilir ve bu sayede aklınızın çelinmesine izin vermemiş olursunuz. Diyet ürünler yerine, doğal ürünler tercih edebilir bu sayede tatlandırıcı madde gibi kimyasallardan da uzak kalmış olursunuz. Yalnızca diyet programınız için değil, yaşamınız süresince vücudunuzun günlük en az 8 bardak civarı suya ihtiyaç duyduğunu unutmamalı ve bol su tüketmelisiniz. Ara öğünler uzun süreli açlık sorununu engellediği için, gün içinde en az 5 kez yemek yemeli ama her porsiyonu da olabildiğince küçük tutmalısınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir